Noesis Felsefe Atölyesi / 2016-17
Mantıksal Pozitivizm ve Analitik Gelenek

idea yayınevi site haritası 
 

  Rudolf Carnap (1891-1970)


Our great master and good friend, Rudolf Carnap, passed away on September 14, 1970. His death came rather swiftly (at the age of 79), after a brief but severe illness. The world has lost one of its truly great thinkers. ... Carnap was in the opinion (not only) of his disciples one of the greatest logicians and philosophers of science of our century.
— JAAKKO HINTIKKA
   Rudolf Carnap’ın ‘Uylaşımsal’ Pozitivizmi

Carnap ‘Mantıksal’ Görgücülüğün kurucularından biridir, ve Mantıksal Görgücülük genel olarak Görgücülükten ‘mantıksal’ olmada ayrılır. Bu eklentinin uygunsuzluğu bir yana (çünkü görgücülük herhangi bir mantığı doğrulayamaz ve ‘çağrışım’ üzerine dayanır), Carnap’ın ‘mantık’ ile anladığı şey özellikle mantığın ortadan kaldırılmasıdır. İlk olarak, ona göre mantığın ‘simgesel’ olması gerekir. Ama simgesel ‘mantık’ denilen şeyde mantık olması gereken şeyin kendisi ne mantıksal ne de matematikseldir. Frege’nin yaptığı şey en sonunda kendisi kavramın üç kıpısının bir işlevinden başka birşey olmayan tasımları anlatabilecek çizgeler üretmeye çalışmaktı ve çabaları sonuçsuz kalınca kendisi projesini bir yana attı.

Carnap daha da ilgi çekici şeyler söyler ve ‘mantıkta hiçbir ahlak yoktur’ der. Bununla mantık ‘uylaşımsaldır’ gibi birşey demek istiyor olabilir, çünkü uylaşım terimini mantıksal pozitivizme getiren kendisidir. Ama bu ahlaksız mantığını biraz daha ince bir terminoloji ile anlatır ve yaptığının mantığa bir ‘Hoşgörü İlkesi’ getirmek olduğunu söyler. Mantıkta hoşgörü herkesin ‘kendi’ mantığını dilediği gibi belirleyebilmesidir. Pozitivistler ‘anlam’ ve ‘anlamsız’ sözcüklerini anlamsızlaştırdıktan sona, ‘mantığı’da anlamsızlaştırırlar. Yaptıkları her tür önemsiz ve ilgisiz ‘buluş’ için sağlıklı dilden sözcükler çekerler ve sözcüklere normal olarak kabul edemeyecekleri tanımları verirler.

“Mantık gemisini klasik biçimlerin terra firmasından uzaklaştırmak için ilk girişimler tarihsel bakış açısından görüldüğünde hiç kuşkusuz yürekli girişimler idi. Ama bunlar ‘doğruluk’ uğruna çaba tarafından engellendiler. Ama şimdi engelin üstesinden gelinmiştir ve önümüzde sınırsız olanakların sınırsız okyanusu uzanır.” “The first attempts to cast the ship of logic off from the terra firma of the classical forms were certainly bold ones, considered from the historical point of view. But they were hampered by the striving after ‘correctness’. Now, however, that impediment has been overcome, and before us lies the boundless ocean of unlimited possibilities.” (The Logical Syntax of Language, p. xv.]

Bu laçkalık ve bönlük ile klasik felsefeye, ‘klasik’ dedikleri mantığa saldırmaları felsefe konusunda tam bilgisizliklerine bağlıdır. Anlamadan anlamsız dedikleri felsefe tarihi ile tanışma zahmetine girmeleri için hiçbir nedenleri yoktu. Quine’ın felsefe tarihi üzerine bir kez ders verdiği ve onda da Hume’u anlattığı söylenir. Felsefenin görgül bilimler arasında olduğunu düşünüyordu.

Carnap, having been a student of Frege’s, was well-versed in logic ...
   Rudolf Carnap

Carnap güvensiz, çekingen bir "izleyici" idi ve Çevrede Schlick'ten Frank'a sık görülen bir partizan ruhu ile Frege'nin, Russell'ın, Wittgenstein'ın ve başkalarının izinden yürdü. Kendisine söylenenler konusunda herhangi bir ciddi sorgulama yapmış görünmez. Açıkça anlamlı ama yanlış olana "anlamsız" diyenler arasındadır.

Dil incelemesi: sintaks, semantik ve pragmatik
   Terminoloji

Carnap'ın terminoloji seçimine bir örnek:
"... I used the term 'syntax' instead of 'metalogic,' or, in distinction to syntax as part of linguistics, 'logical syntax.'" (American Philosophy: A Historical Anthology)

"No reference to the meaning of the signs and expressions is made in logical syntax. Since only the logical structure of the expressions is involved, the syntax language, i.e., the metalanguage serving for the formulation of logical syntax, contains only logical constants." (s. 554)

‘Tümevarım mantığı’ denilen şey mantıksalın zorunlu olması ölçüsünde gerçekte mantıksal olmayanı anlatan bir mantık, olasılığı anlatan bir mantıktır. Buna göre ‘mantıksal’ görgücülüğün bütün bir ‘mantığı’ bir sıklık saptama problemine, bir istatistik kuramına indirgenir. Açıktır ki burada ‘sıklık’ şu ya da bu yolda göreli olmaktan ayrı olarak, baştan sona saltıktır. Mantıksal görgücülük dünyasında, olasılığın kendisi zorunludur.
  Probability and Inductive Logic

"In our discussions on probability in the Vienna Circle, we took for granted the frequency conception, according to which probability is, roughly speaking, the same as relative frequency in the long run. This was the only interpretation of probability for which at that time there existed satisfactory explications, the explication given by Richard von Mises and by Reichenbach ... We regarded the classical conception of probability, represented chiefly by Jacob Bernoulli and Laplace, as definitely refuted by the criticism of the frequentists." (The Philosophy of Rudolf Carnap)

Özyaşamöyküsünde, Carnap “[Viyana] Çevresinde tümümüz toplumsal ve politik ilerlemeye güçlü bir ilgi duyuyorduk. Çoğumuz, benim kendim de aralarında olmak üzere, sosyalist idi” (1963a, 23). Dahası, çoğu için sosyalist politikaları ya da bakış açıları çeşitli yollarda felsefi projeleri ile bağıntılı idi. ‘Sosyalızm’ sözcüğü Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği bağlamında kullanılıyordu ve Çevrenin üyeleri SSCB'de yaşananlara tam bir duyarsızlık ve ilgisizlik içinde despotizm için özlem ve hayranlık duygularını anlatıyorlardı.
   Politik görüşler

"According to a credible source, Carnap once said to the philosopher Robert S. Cohen: “If you want to find out what my political views were in the twenties and thirties, read Otto Neurath’s books and articles of that time; his views were also mine ” (from Marie Neurath’s preface in Neurath 1973, xiii; emphasis added)."

"Carnap wrote in his diary that he once expressed “an inclination to communism” (Nemeth & Stadler 1996, 31). This was in 1934, at the time when Stalin had already consolidated his power and immediately after the horror of the Holodomor had been reported in all media."

"He never joined the Communist Party, although he supported many of its actions. ... Carnap rightly felt that the only decent response to McCarthyism was to join the Communist Party[!]. He tried to look it up in the Los Angeles phone book, but the Party, under attack, had gone underground and was no longer listed. So he couldn’t join (Gilbert 2016)."

"One detail that speaks volumes is that the whole archive of the Communist Party of the United States up to 1943 (when the Communist International was dissolved) is still not in America, but in Moscow."
(When Reason Goes on Holiday: Philosophers in Politics, Neven Sesardic)

Bilgisizler bilgelerin bin yıl önce yanıtladıkları soruları sorarlar.
   The Library of Living Philosophers

(Volume XI, The Philosophy of Rudolf Carnap, s. 14:)

"Inspired by Russell's description of the aim and the method of future philosophy, I made numerous attempts at analyzing concepts of ordinary language relating to things in our environment and their observable properties and relations, and at constructing definitions of these concepts with the help of symbolic logic. Although I was guided in my procedure by the psychological facts concerning the formation of concepts of material things out of perceptions, my real aim was not the description of this genetic process, but rather its rational reconstruction -- i.e., a schematized description of an imaginary procedure, consisting of rationally prescribed steps, which would lead to essentially the same results as the actual psychological process." (Influences on the Aufbau)

 
   The Foundations of Mathematics

"The conception of the nature of mathematics which we developed in the discussions of the Vienna Circle came chiefly from the following sources. I had learned from Frege that all mathematical concepts can be defined on the basis of the concepts of logic and that the theorems of mathematics can be deduced from the principles of logic. Thus the truths of mathematics are analytic in the general sense of truth based on logic alone. The mathematician Hans Hahn, one of the leading members of the Circle, had accepted the same conception under the influence of Whitehead and Russell work, Principia Mathematica. Furthermore, Schlick, in his book Allgemeine Erkenntnislehre ( 1918), had clarified and emphasized the view that logical deduction cannot lead to new knowledge but only to an explication or transformation of the knowledge contained in the premises. Wittgenstein formulated this view in the more radical form that all logical truths are tautological, that is, that they hold necessarily in every possible case, therefore do not exclude any case, and do not say anything about the facts of the world." (Alfred Tarski: Philosophy of Language and Logic)

 
   Wittgenstein, Metaphysics

"The most decisive development in my view of metaphysics occurred later, in the Vienna period, chiefly under the influence of Wittgenstein. I came to hold the view that many theses of traditional metaphysics are not only useless, but even devoid of cognitive content. They are pseudo-sentences, that is to say, they seem to make assertions because they have the grammatical form of declarative sentences, and the words occurring in them have many strong and emotionally loaded associations, while in fact they do not make any assertions, do not express any propositions, and are therefore neither true nor false. Even the apparent questions to which these sentences allegedly give either an affirmative or a negative answer, e.g., the question "is the external world real?" are not genuine questions but pseudoquestions. The view that these sentences and questions are non-cognitive was based on Wittgenstein's principle of verifiability. This principle says first, that the meaning of a sentence is given by the conditions of its verification and, second, that a sentence is meaningful if and only if it is in principle verifiable, that is, if there are possible, not necessarily actual, circumstances which, if they did occur, would definitely establish the truth of the sentence. This principle of verifiability was later replaced by the more liberal principle of confirmability." (The Cambridge Companion to Carnap)

 
   Kavramların kurulması

"In the Logischer Aufbau I had indicated the possibility of taking a physicalistic basis instead of the phenomenalistic one actually used in the book.

"... I had explained the construction of concepts concerning other minds ("das Fremdpsychische") on the basis of the observed behavior of other human bodies ..." (The Many Faces of Philosophy: Reflections from Plato to Arendt)

 
   Bilimlerin Birliği

"In our discussions, chiefly under the influence of Neurath, the principle of the unity of science became one of the main tenets of our general philosophical conception." (Otto Neurath and the Unity of Science)

"Bu çalışmada Carnap Hoşgörü İlkesini ileri sürdü. Bu ilkeye göre ‘doğru’ ya da ‘yanlış’ mantık ya da dil diye birşey yoktur.’
   Doğru Mantık yoktur

Logical Syntax of Language (Carnap 1934).

"In this work, Carnap advanced his Principle of Tolerance, according to which there is not any such thing as a "true" or "correct" logic or language." (Project Gutenber)

“... in logic, there are no morals.”

Ahlakta doğru ve yanlış vardır. Mantıkta yoktur.

Ve pozitivizm ahlak, etik, estetik gibi alanların bilişsel olmadığını, dolayısıyla doğru ve yanlış konusu olmadığını da kabul eder.

   Hoşgörü İlkesi

... "principle of tolerance" as a philosophical maxim concerning rules of language ("in logic, there are no morals") ... (Epistemological and Experimental Perspectives on Quantum Physics)

(REICH, Soğuk Savaş Bilim Felsefesini Nasıl Dönüştürdü, s. 61)
"Hoşgörü İlkesini — “herkes amacına en uygun dili kullanmada özgürdür” (1963a, 18), yeter ki dil içsel olarak tutarlı olsun — sunarken, “mantıkta hiçbir ahlak yoktur” diye yazıyordu (Carnap 1937c, 52). Carnap’ın demek istediği şey dilin yaratılmasında ya da analizinde geçerli hiçbir a priori yasaklamanın olmadığı idi. Herşey geçerlidir."

In logic, there are no morals. Everyone is at liberty to build his own logic, i. e. his own form of language, as he wishes. All that is required of him is that, if he wishes to discuss it, he must state his methods clearly, and give syntactical rules instead of philosophical arguments. (The Logical Syntax of Language, 10, §17)

Bir seçim konusu olarak “mantık”
   Mantık seçimi bir dilbilimsel uylaşım sorunudur

"Carnap, like other logical empiricists, held that the adoption of a system of logic is fundamentally a matter of linguistic convention, so that logical truth is ‘truth by convention’… Quine observed, however that the logical implications of a logical truth cannot themselves be a matter linguistic convention, on pain of requiring an infinite number of such conventions, and thus that the role of convention in logic can amount at most to the adoption of certain fundamental principles." (Carnap, Quine, and Putnam on Methods of Inquiry)

Carnap böyle "mantıksal" temeller üzerine dayanarak felsefenin yalnızca "yalancı-problemler" yarattığını, kavramsal önermelerinin "anlamsız" olduklarını ileri sürdü. Mantıksal pozitivizmin bir karakteristiği anlamadığı şeylerin "anlamsız" olduğunu ileri sürmekti. Pozitivistler genel olarak Felsefe Tarihine bir anlam vermediler, çünkü entellektüel olarak bu tarihten bağımsız olarak, aslında onu reddetme koşulu üzerine şekillendiler ve onun hakkında özellikle bilgisiz kalmayı yeğlediler.

 
   Carnap ve Politika

"Carnap once said to the philosopher Robert S. Cohen: “If you want to find out what my political views were in the twenties and thirties, read Otto Neurath’s books and articles of that time; his views were also mine ” (from Marie Neurath’s preface in Neurath 1973, xiii; emphasis added). (When Reason Goes on Holiday: Philosophers in Politics)

"Carnap publicly supported many progressive causes and signed many petitions that appeared in the Daily Worker, the newspaper of the Communist Party of the United States. So what, some will say. The Communist Party was a completely legal organization. As long as the views he defended were reasonable, it should not matter much where they were published. Doesn’t objecting to someone’s association with Communists smack of McCarthy-era witch hunting?" (When Reason Goes on Holiday: Philosophers in Politics)

"What is the purpose of a scientfic book?"
(Birinci yayıma önsözden)

Logische Aufbau der Welt/Dünyanın Mantıksal Yapısı’ndaki yapılandırmacı projesi, Dilin Mantıksal Sintaksı’ ndaki sintaktik program, ve semantik ve tümevarım mantığındaki olgun yazıları ...


Aufbau Quine tarafından "dışsal dünyayı duyu-verilerinin mantıksal bir yapısı olarak açıklamak için [bir girişim olarak]" :: "[as an attempt] to account for the external world as a logical construct of sense-data” betimlendi (Quine 1969, Ontological Relativity and Other Essays, s. 74).
   Der Logische Aufbau der Welt

Der Logische Aufbau der Welt / Dünyanın Mantıksal Yapısı (mantık Frege ve Russell'a aittir — hiç kuşkusuz simgesel olmak üzere)

"The first version was written in the years 1922-1925. When I read the old formulations today, I find many a passage which I would now phrase differently or leave out altogether; but I still agree with the philosophical orientation which stands behind this book." (The Logical Structure of the World: And, Pseudoproblems in Philosophy)

"The main problem concerns the possibility of the rational reconstruction of the concepts of all fields of knowledge on the basis of concepts that refer to the immediately given. By rational reconstruction is here meant the searching out of new definitions for old concepts. The old concepts did not ordinarily originate by way of deliberate formulation, but in more or less unreflected and spontaneous development. The new definitions should be superior to the old in clarity and exactness, and, above all, should fit into a systematic structure of concepts."

"The senses provide the material of cognition, reason synthesizes the material so as to produce an organized system of knowledge. There arises then the problem of finding a synthesis of traditional empiricism and traditional rationalism. Traditional empiricism rightly emphasized the contribution of the senses, but did not realize the importance and peculiarity of logical and mathematical forms." (The Logical Structure of the World: And, Pseudoproblems in Philosophy)

Carnap "geleneksel" görgücülüğün "mantıksal" açığını kapamayı ister. Bunu bir tür rasyonalizm ile, bir tür mantıksal-kavramsal bileşen ile yapacak ve ortaya "mantıksal görgücülük" çıkacaktır. Bu "mantık" hiç kuşkusuz deneyimden türetilen bir mantık değildir. Keyfi bir mantıktır, Carnap'ın kendi anlatımı ile "hiçbir ahlak kapsamayan" hoşgörülü bir mantıktır ve bir bonus olarak ayrıca "uylaşımsal" olma karakterini de taşır.

Carnap görgücülüğe göre düşüncelerin (ideas; Hume’da olduğu gibi) kaynağının duyu-algısı olduğu, böylece öznede üretilen düşüncelerin dışsal dünyadan başka birşey oldukları ve böylece bu öznel düşüncelerin dışsal nesnel dünyaya ilişkin hiçbirşey söyleyemeycekleri gibi bir uslamlamayı yapmayı başaramaz.

Dışsal dünyanın varlığından kuşku duymak görgücülüğün problemidir. Daha tutarlı olan ve dile daha sıkı sıkıya sarılan pozitivistler her zaman düşüncelerin realite ile hiçbir ilgilerinin olmadığını ileri sürdüler. Pozitivist görüşün başlıca vargısı dışsal dünyanın varoluşunu ve bilgisini yadsımaktır.

   Carnap’ın “Realizmi”

9. The Theses of Realism and Idealism

By the thesis of realism we shall understand the following two subtheses: 1. the perceived physical things which surround me are not only the content of my perception, but, in addition, they exist in themselves ("reality of the external world"); 2. the bodies of other persons not only exhibit perceivable reactions similar to those of my body, but, in addition, these other persons have consciousness ("reality of the heteropsychological"). The thesis of idealism is identified with the corresponding denials (the second of them however is maintained only by a certain radical idealistic position, namely solipsism): 1. the external world is not itself real, but only the perceptions or representations of it are ("nonreality of the external world"); 2. only my own processes of consciousness are real; the so-called conscious processes of others are merely constructions or even fictions ("nonreality of the heteropsychological"). (The Logical Structure of the World: And, Pseudoproblems in Philosophy)

Carnap realizmi ve idealizmi kavramlarına uygun olarak anlamaz, onları tarihsel materyalizmin anladığı yolda alır. Eğer Carnap "mantıksal görgücü" ise, görgücülüğün realizm olmadığını bilmelidir; "mantıksal görgücülük" de bir görgücülüktür; görgücülük öznel idealizmin kendisidir, ve tıpkı fenomenalizm gibi kavramların, düşüncelerin bilinçten dışarı çıkmasına, realite ile ilişki kurmasına, realitenin bilgisine izin vermez.

Görgücülük bilginin kaynağını duyusal deneyim olarak görür, buradan gelen sözde içeriğin özne tarafından izlenimlere, tasarımlara, genel düşüncelere çevrildiğini, örneğin nesnel bir nedensellik kavramının olmadığını ama bunun bir alışkanlık, bir çağrışım olduğunu, ve bu düşünce biçimlerinin realite ile ilgisiz olduklarını ileri sürer, (Carnap öğretmeni Frege'nin görgücülüğü tam olarak bu anlamda matematikte "ruhbilimselciliğin" sorumlusu olarak gördüğünü bile anlamamıştır.) Yalnızca bilinçte olanın "reel" olduğu, ya da yalnızca bilincin reel olduğu görüşü klasik felsefeye ait değildir. Ne Platon ne de Hegel bilinç düzleminde felsefe yaparlar. Bu fenomenolojidir ve onu çeşitli biçimlerde yapanlar vardır (örneğin Husserl ve Heidegger). Klasik felsefe ya da idealizm ideaların öznel ve nesnel olduklarını doğrular. İdeaların dizgesi nous ya da logostur ve bu evrensel ussallık başkalarının bilincini merak edip kurcalama problemini de ortadan kaldırır (Carnap'ın görgül yöntemi ile hiçbir zaman anlayamaycağı ve çözemeyeceği bir problem).

"Her bilimsel sav için ussal bir temel vermek olanaklı olmalıdır, ama bu demek değildir ki böyle bir sav her zaman ussal olarak, eş deyişle yalnızca anlağın bir uygulaması yoluyla keşfedilebilir olmalıdır. Herşey bir yana, temel yönelim ve çıkarların yönü düşünüp taşınmanın sonucu değildir, ama heyecanlar, itkiler, yatkınlıklar ve genel yaşama koşulları tarafından belirlenir. Bu yalnızca felsefe için değil, ama bilimlerin en ussal olanları, yani fizik ve matematik için de böyledir. Bununla birlikte, belirleyici etmen ... bir savın aklanmasıdır."

Carnap 1969, xvii; The Logical Structure of the World. (1928: Der Logische Aufbau der Welt.) İng. çev. R. George. Berkeley: University of California Press.

   Dilin Sintaktik Yapısı

"By the logical syntax of a language, we mean the formal theory of the linguistic forms of that language – the systematic statement of the formal rules which govern it together with the development of the consequences which follow from these rules. A theory, a rule, a definition, or the like is to be called formal when no reference is made in it either to the meaning of the symbols (for examples, the words) or to the sense of the expressions (e.g. the sentences), but simply and solely to the kinds and order of the symbols from which the expressions are constructed." — (Logical Syntax of Language)

 

 

İdea Yayınevi Site Haritası | İdea Yayınevi Tüm Yayınlar
© Aziz Yardımlı 2017 | aziz@ideayayinevi.com