Thermidor, Direktuar ve Darbe

idea yayınevi site haritası 
 

Thermidor ve Direktuar


Thermidor Tepkisi 1794 Haziranında Robespierre’in devrilmesi ile başladı. Thermidor Konvansiyonu Paris'in ülke bütünündeki gücünü azaltmaya çalıştı, ekonomik denetimleri, yapay dini ve devlet terörünü kaldırdı. Thermidor döneminde 'Beyaz Terör' olarak bilinen bir öç eylemleri dizisi başladı. Toplumdan ve devletten Jacobin artıklarını temizleme çabaları bütünüyle başarılı olmadı. Thermidorcular 1795'te yeni bir anayasa çıkararak Ulusal Konvansiyonun yerine Direktuarı geçirdiler. 15 aylık yönetimi boyunca Thermidor rejimi halkın istemlerine yanıt vermeyi başaramadı. Thermidor dönemi Robespierre ve Napoleon arasında bir tür soluklanma dönemi gibi görünür. Toplumdaki bölünmeler bir yurttaş toplumunun ve ulus duygusunun gelişmesine izin vermeyecek denli derin idi.


Thermidorcuların çoğu La Plaine olarak bilinen orta gruptan geliyordu. Aralarında Girondinlere olduğu gibi Jacobinlere de yatkın olan ve sık sık yan değiştiren nüfuzlu üyeler vardı. Çoğunluk ılımlı ya da tutucu cumhuriyetçiler idi. Jacobinlerin geri dönmesini ya da Kraliyetin yeniden kurulmasını istemeden, hükümete sağlamlık ve etkililik kazandırmayı istiyorlardı. Kuşkulular Yasasını, 22 Priarial Yasasını ve Maksimum Yasasını kaldırdılar, Kamu Güvenliği Komitesinin yetkilerini sınırladılar. Ekonomik olarak başarısız idiler ve Paris gibi kentlerde besin darlığı ve açlık tehlikelerinin baş göstermesine yol açtılar. Bu durum bir sans coulette ayaklanmasına götürdü ve Konvansiyonun kendisi işgal edildi..


Robespierre devrimi bir terör eylemine indirgedikten ve bu yolla karşı-devrimi önlediğine inandıktan sonra, daha iyi bir toplum kurabilmek için daha çok terör kullanılması gerektiğine karar verdi. Erdem Cumhuriyeti yalnızca yurttaşların boyun eğmesi ile değil, ama etkin olmaları ile, sürekli olarak devrimin düşmanlarını yok etmeleri ile olanaklı olabilirdi. Robespierre 5 Şubat 1794’te “Erdemsiz terör yıkım getirir. Ama terörsüz erdem güçsüzdür” demeyi sürdürüyordu. Danton ve izleyicileri, belki de terörün kendi üzerlerine dönebileceğinden kaygılanmaya başlayarak, devrimin yanlış yola girdiğini ve teröre bir son verilmesi gerektiğini, bir tür normalleşmeye dönme zamanının geldiğini düşünmeye başladılar. Robespierre bunun için henüz zamanın erken olduğunu düşündü. Dahası, Danton ve arkadaşlarının düşünceleri aslında devrime ihanet idi, ve devrime ihanetin tek bir yanıtı vardı. Danton ve arkadaşları toplatılarak giyotine gönderildi. Robespierre eski dava arkadaşının idamını seyretmeye gidemedi.


Dantonistlerin temizlenmesi ile Robespierre devrimi daha da kanlı bir yola çevirdi ve salt kuşkuyu hüküm için yeterli bulan 22 Prairial yasası temelinde 1794 ilkbaharından aynı yılın yazına kadar (Şubat-Temmuz) sürecek olan ‘Büyük Terör’ dönemi başladı. Devrim adına, Özgürlük, Eşitlik ve Kardeşlik adına ülkede giyotinler tam kapasite çalışmaya geçti.

6 Haziranda Giyotinler birden durdu, insanlar dinlenmeye, daha doğrusu dinlenceye çekildiler: Robespierre Büyük Terörden birkaç hafta önce Ulusal Konvansiyona yeni bir kültün yaratıldığını bildirmişti. Şimdi Erdem Cumhuriyetinde teröre bir süre ara verilecek ve En Yüksek Varlık Festivali kutlanacaktı.


Robespierre eskidiğini düşündüğü Katolik Tanrının yerine yenisini, bir Us Tanrıçasını geçirdi. Fransa öneriyi kabul etmiş görünür ve şenlikler tüm ülkede kutlandı. En görkemlisi 500.000 kişilik bir kalabalık toplayan Paris festivali idi. Beyazlar giymiş insanlar kentin ortasına insan-yapımı bir tepenin çevresinde şarkılar söylüyordu. Robespierre tepede duran kağıttan "ateizm" heykelini tutuşturunca yanan heykelin altından ortaya sapasağlam "Us Tanrıçası" çıkıyordu. Tepede bir Tanrı gibi beyaz kaftanı ile görünen Ropespierre gücünün doruğunda idi. Sekiz hafta sonra giyotinin son kurbanı kendisi oldu.



Us Dini (VİDEO)

Us Dini

 

 


27 Haziranda Robespierre Konvansiyonda karşı-devrimcileri hedef alan bir gözdağı konuşması yaptı. Kuşkusu yine en yakınındakilere yönelik idi. Bu son konuşması oldu. Elinde düşmanlarının yeni bir listesi olduğunu söyledi ve “bu hainlerin” adlarını açıklamadan ayrıldı. Doğallıkla aralarında Robespierre’in terör ekibinde bulunanlar da olmak üzere herkes kendisinin listede olabileceğini düşündü. Şimdiye dek teröre ortak olmuş olan Konvansiyon sonunda kendi üyelerinin yaşadığı terör korkusunda bütün bir ülkenin ne duruma geldiğini anladı. Robespierre ertesi gün listeyi vermek üzere geldiğinde bir ‘tiran’ olmakla suçlandı ve tutuklandı. Aralarında fanatik Louis Antoine de Saint-Just da olmak üzere 21 yandaşı ile birlikte Belediye Binasına ve ertesi gün giyotine götürüldü. Bu bir ‘tepki’ idi ve güdüsünün karşıtında olduğu olgusun örtmek için ‘Thermidor Tepkisi’ adı verilerek Fransız Devriminin sürecinde bir dönüm noktası olarak kabul edildi.


Robespierre, Konvansiyon, Liste (VİDEO)

“Robespierre, Konvansiyon, Liste

 

 



Robespierre'in Konvansiyonda tutuklanması.

Direktuar, Napoleon, Darbe (VİDEO)

Direktuar, Napoleon, Darbe

 

 



Thermidor Tepkisi
istençsiz, duyunçsuz bir ikiyüzlüler Konvansiyonununun terörün onu da vurabileceği korkusundan doğan bir önlem oldu. 27 Temmuz 1794’te (9 Thermidor, Fransız Devrimci Takviminin 11’inci ayı, 2’nci yılı) yer alan Tepki sırasında Kamu Güvenliği Komitesinin diktatörlüğü de sonlandırdı. ‘Thermidor Tepkisi’ (ya da Thermidor Konvansiyonu) 2 Kasım 1795’te Direktuar kuruluncaya dek geçen dönemi belirtmek için de kullanılır. Korkusunu yenen Ulusal Konvansiyon Jacobinlere karşı dönerek Robespierre’i ve 21 arkadaşını giyotine gönderdikten sonra arta kalan radikaller ile uğraşmaya başladı.


1795’te Beyaz Terör olarak bilinen temizlik sırasında aşağı yukarı bütün ülkeye yayılmış olan Jacobin Klüpleri yok edildi ve yaygın olarak Eylül Kitle Kıyımlarına benzer olaylar yer aldı. Jacobinlere uygulanan kitle kıyımlarının yanısıra (örneğin Lyons’da 99 ve Marseilles’da 700, Aubagne’da 413 Jacobin öldürüldü), Paris’te 1.200 ve taşrada on binlerce yandaş tutuklandı. Bu öç olaylarının çoğu Terör Dönemi sırasındaki eylemlere bir karşılık olmaktan çok kişisel ya da bölgesel kin duygularına bağlıydı. Daha sonra bu haksız suçlamalara yönelik karşı eylemler görüldü.


Fransız Devriminin son dört yılına adını veren Direktuar 1795’ten sonra Kamu Güvenliği Komitesinin yerini alarak Fransa’yı yöneten beş kişilik bir komite idi. Komite 18 Brumaire Darbesinde (8-9 Kasım 1799) Napoleon Bonaparte tarafından devrildi ve yeri Fransız Konsüllüğü tarafından alındı.


Direktuar sürekli olarak yabancı koalisyonlar ile savaşta idi. İngiltere, Avusturya, Rusya, Prusya, Napoli Krallığı ve Osmanlı İmparatorluğu ile savaşlar sırasında Fransız ekonomisi bunalımdan çıkamadı. Ama terör ve kitle idamları sona erdi, on binlerce insanı yargısız olarak idama göndermiş olan Devrimci Mahkeme kapatıldı. Mahkeme başkanının kendisi yargılanarak idam edildi ve idamı bekleyen beş yüzden fazla ‘kuşkulu’ serbest bırakıldı.


Ulusal Konvansiyon Yıl III Anayasası olarak bilinen yeni bir Anayasa çıkardı (Ağustos 1795). Politik gücün tek bir noktada yoğunlaşmasını ve tiranlığı önlemek için iki bölümlü bir yasama meclisinden ve beş kişilik bir Direktuardan oluşan bir yönetim yapısı belirlendi. İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi ile başlayan Anayasa inanç özgürlüğünü ve basın özgürlüğünü kabul etti. Yargıçların seçim yoluyla gelmesi hükümetten bağımsızlıklarını sağlayacaktı. 21 yaş üzerindeki tüm erkeklere mülkiyet ve vergi ile koşullu olmak üzere oy hakkı tanındı. Bu kabaca bir milyonluk bir seçmen kitlesinin olacağı anlamına geliyordu ve bunlardan yalnızca 30.000 kadarının yasama meclisine seçilme hakkı vardı. Vekillerin üçte biri her yıl yapılan seçimlerde yenilenecekti.


20 Mayıs 1795’te Jacobinler Paris’te gücü ele geçirme girişiminde bulundular. Bir sans-culottes kalabalığı meclisi basarak bir üyeyi öldürdü ve yeni bir hükümetin kurulmasını istedi. Ordunun meclisi kalabalıktan temizlemesi ve ertesi gün de süren ayaklanmaları bastırması ile girişim sonuçsuz kaldı. Öte yandan 23 Haziran 1795’te bu kez kraliyetçi ve Katolik isyancılar İngiliz donanmasının yardımı ile Kuzeyde 14.000 kişilik bir ordu kurarak eyleme başladılar. Bu girişim de ordu tarafından bastırıldı. Direktuarın ve böylece bir devlete benzer birşeyin varlığı toplumun iki bölüngüsü arasında bir dengeyi sürdürmedeki başarısına bağlı idi.


Radikallerin ortadan kaldırılmasını kendilerinin güçlenmesi olarak algılayan kraliyetçiler ve anayasal monarşistler 13 Vendémiairede (5 Ekim 1795) Paris’te bir ayaklanma girişiminde daha bulundular. 20.000 kişilik bir güç ile Meclis üzerine yürüdüler. Napoleon Bonaparte bir bölümü köprüleri tutan 6.000 askeri ile girişimi bastırdı ve bu olay ile adını duyurdu.




Napoleon Bonaparte'ın Kraliyetçi ayaklanmayı bastırması, 13 Vendémiaire (5 Ekim 1794), Église Saint-Roch'un önü, Saint-Honoré Caddesi, Paris.

 



13 Vendémiaire 1795 (5 Ekim). Napoleon Paris'te karşı devrimcilerin yenilmesine yardım ediyor.

12-13 Vendémiaire gecesi kraliyetçi gruplar silahlandılar ve saltık tekekrliğin yeniden kurulması için bir darbe planladılar. 25.000 askerleri ile 5-6 bin kadar askeri olan Napoleon'un kuvvetlerinin çok üzerinde idiler. Kraliyetçi gruplar saat 3 sıralarında Konvansiyonu kuşattılar. Napoleon saldırıyı 45 dakika süren topçu atışı ile karşıladı. Cumhriyet ve Konvansiyon kurtarıldı. Çarpışma bittiğinde 300 kadar kraliyetçi yaşamını yitirmişti.


Devrime Karşı Darbe

Dört yıl ülkenin yönetiminde kalan bu güçsüz kurumun yönetimi sırasında Fransa sürekli olarak yeni bir terör döneminin geri dönüşü beklentisi ve kraliyetin yeniden kuruluşu arasında askıda kaldı. Seçimler, darbeler, darbe girişimleri, ve dış savaşlar arasında 1799’da hükümet daha fazla ayakta kalamayacağını anladı.


Napoleon Aboukir’de Osmanlı kuvvetlerini yenmiş ve ülkeye geri dönmüştü. 9 Ekim 1799’da bir utku yürüyüşü ile Paris’e girdi. Düzenin ancak bir önderin istencinden türeyebildiğine inan kalabalık tarafından Cumhuriyetin yabancı düşmanlardan ve Direktuarın yolsuzluklarından kurtarıcısı olarak karşılandı. Napoleon Direktuarın bir üyesi olmayı istiyordu. Ama 30 yaşında idi ve üyelik için 40 yaş sınırı vardı. General Moulin’in bir coup d’état önerisini kabul etmedi, çünkü devrimi sonlandırmak istiyordu, sürdürmek değil. Daha sonra Sieyés aynı öneriyi yineledi ve Napoleon sonunda komployu kabul etti. Coup d’état Sieyés ve Bonaparte tarafından dikkatle planlandı. Ve başarı ile uygulandı.


9 Kasımda Napoleon Konsül olarak Direktuarın yerini aldı (18 Brumaire darbesi). Bu olay Fransız Devriminin sonu olarak kabul edilir. Eğer Fransız Devrimi bir ‘devrim’ ise, Napoleon’un yaptığı şey bir karşı-devrimdir. Ama eğer Fransız Devrimi bir dehşet ve şiddet boşalması ise, bir rahatlamadır. İstençsiz halk yeniden despotizme sarıldı çünkü kendi yokediciliğine karşı çaresizdi. Kendini yönetemediği için, bir yetke altına düşmediği sürece kendini deneteleyemeyen eğitimsiz ve saldırgan bir çocuk gibi yönetilmek zorunda idi. Yazgısını seve seve tek bir insanın kaprisine teslim etti çünkü bir halk olarak kendisinden korkuyordu.


Napoleon’un savaşları yitirilen insan yaşamlarının sayısı açısından Terör Dönemini gölgede bıraktı. Ve buna karşın Napoleon insanlığın geniş bir bölümü tarafından bir kahraman olarak kabul edildi. Onun istenci altında ölenler — tıpkı karşılarındaki askerler gibi — gönüllü olarak öldürdüler ve gönüllü olarak öldüler. Napoleon’un savaşlarına karşı çıkanlar daha sonra I. Dünya Savaşında ve II. Dünya Savaşında benzer şeyleri kendileri yaptılar. Napoleon’un mahkum etmelerinde kendilerini de mahkum ettiler. Bu banalitelerinde, şiddetsiz bir dünyanın en azından insanlığın çoğunluğunun demokrasi bilincine ulaşmasını gerektirdiğini tanıtladılar.


Napoleon’un Amsterdam’a varışı, 1812-13 (Mattheus Ignatius van Bree, 1773-1839). (LİNK + VIDEO).


Napoleon (VİDEO)

Napoleon

 

 



Napoleon İspanya'da (Youtube)


İdea Yayınevi Site Haritası | İdea Yayınevi Tüm Yayınlar
© Aziz Yardımlı 2017 | aziz@ideayayinevi.com